Ben o dönemler çok aşığım evlenmek falan istiyorum.
Adam bana ümiti vermişte vermiş. Yok annemler gelecek yok nişandı sözdü derken ben tabi evleneceksek paramı kazanmalıyım dik başlılığı ile sekreter olma yolunda sarp yollardan geçmeye koyuldum.
Sarp derken mecazi anlamda söylemiyorum baya baya sarp yokuşları tırmandım iş görüşmesine gidebilmek için.
Casa Tekstil !
Hayatımı değiştiren, dönüştüren, hayallerime yön veren, aklımı başıma getiren, beni ağlatan, güldüren ve çok fazla şey öğreten ilk nitelikli özel sektörüm.
Evet hikayeme başlıyorum artık.
Sarp kayalıklardan tırmanıp şirkete kan ter içinde ulaşan genç kadını yani bendenizi kapıda sevimli ama oldukça sert ve mutsuz görünen bir sekreter karşılamıştı. Güleryüzlü bir başlangıç yapmış sayılmazdık ama ümitsizliğe kapılmayacaktım elbette.
Beni toplamda 6 ama bir tanesi müdürlerin özel görüşmeleri için ayrılmış olan odalardan birine oturttu ve bekletmeye başladı.
Bir süre bekledikten sonra kıvırcık saçlı dikdörtgen gözlüklü boynunda yanılmıyorsam gözlükleriyle uyumlu bordo mor arası fuları takan 30 lu yaşlarında bembeyaz ve çirozluktan nasibini almış ve patron olduğunu düşündüğüm bir kadın odadan içeriye girdi. “ASUMAN YAVUZ” tabi sonra “ASUMAN YILDIZ olarak yenilenecekti 🙂
Bana cv de yazdığım soruları sordu cevapladım ama nasıl gıcık bir kadın nasıl sevmedim anlatamam. Neyseki patronumuzun asistanı oldugunu söyleyerek içime su serpti ve asıl patron odadan içeriye girdi.
Bu bahsettiğim gözlüklü zayıf hatuna çok benzeyen ama sadece gözlükleri olmayan bir ton daha esmer ,kısa boylu olan çok seveceğim ve yeni patronum olacak bayan benimle konuşmaya başladı.
Sorular karşısında şaşkındım. İlk iş görüşmemde ayakkabıcı olduğunu söylediğim babama “yani alkolik oyle mi? diyivermişti.
Bir kurt edasıyla atıldım ” hayıııırrr! biz evde beraber içeriz gerektiğide ” diyiverdim.
Sonra evlenme vaadiyle kandırıldığım adamın şirketi bir kavga sonrası basma riskinden söz ettik. ben şoklardan şok beğeniyordum ne münasebetti! neden bassın benim sevdiceğim o şirketi anlayamadım. hem biz kavga bile etmezdik ki!
Son olarak üniversite mezunu olarak sekreterlik yapmamın saçmalığını kibarca yüzüme vurup onları yarı yolda birakacağımı düşündüklerini söyledi.
Üzülmüştüm. Kimseleri yarı yolda bırakmadığımı bilerek ve kendimi anlatmaya çalışarak bir iki savunma yaptım ve görüşme böylece sonlanmıştı.Ben ümitlerimi bir çantaya sıkıştırıp evimin yolunu tutmuştum.Olmayacağından çok emindim çünkü.Eve vardığımda annemin ahiret sorularıyla karşılaştım.Umutsuzluğumu sezdirmemeye çalışırken telefon çaldı. Uzunca bir evrak listesi işliğinde “Yarın gel,başla” dediler.Sevinmekle şok olmak arası çizgide gidip gelirken evden uçarak muhtarlığa gidişim , muhtarlık sonrası aynı hızla ciğer filmi,sabıka kaydı ve fotoğrafçı arasında süzülüşlerim ardından İstiklal Marşi ve kapanış.Hayat çok hızlı değişivermiş ve ben ertesi güne sigortalı işe başlayan beyaz yakalı bir kadın olarak uyanmıştım.Ve asıl hikayemiz böylece başlıyordu…
Dizi film tadinda olacak sanki..Merakla bekliyoruz.